
Tek taraflı içerik paylaşma dönemini simgeleyen “web 1.0” teknolojisinde internetten yararlananlar pasif kullanıcı konumuyla yetinmek zorundaydı. Çünkü internette içerik üreticileri ile içerik tüketicileri arasında karşılıklı paylaşımın söz konusu olması ancak “web 2.0” devrimi ile söz konusu olabilecekti.
“Siyah beyaz TV’den renkli TV’ye geçmeye” benzetilen bu dönüşüm sürecinde içerik tüketicileri aynı zamanda içerik üreticileri konumuna gelmiştir. Etkisi ilk olarak özel sektörde hissedilen bu gelişme zamanla kamu yönetimini de paylaşımcı olmaya itmiştir.
Endüstri devriminin yarattığı kitlesel üretim modeli kamu hizmetleri üzerinde de etkili olmuştur. Kamu hizmetlerinin seri bir şekilde üretilmesiyle kamu yönetiminde “tek ölçü herkese uyar” (one-size-fits-all government) anlayışı hakim olmuştur. Yönetişim paradigması her ne kadar yönetim anlayışında değişiklikler getirmiş olsa da yurttaşların beklentilerini göz önünde bulundurmayan standart hizmet sunumu anlayışını birden bire yıkamamıştır. e-Devlet uygulamalarının ilk dönemlerde tek tip olması da bu anlayışın somut bir yansıması olarak değerlendirilmiştir. Yurttaşları birer numara olarak gören e-devletten yurttaşların beklentilerini ve ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran “kişiye özel devlet” (government you design) anlayışına geçişle birlikte standart kamu hizmeti anlayışı da yavaş yavaş terk edilmeye başlamıştır.
Kişiye özel hizmet anlayışına geçişin kapısı web 2.0 teknolojilerine dayanan internet uygulamaları olmuştur. İlk olarak özel sektörde hizmet sunma anlayışını değiştiren ve müşterinin güçlenmesini sağlayan web 2.0 uygulamaları bir süre sonra e-devlet uygulamalarının da değişmesine yol açmıştır.
İkinci nesil internet hizmetlerini, yani internet kullanıcılarının ortaklaşa ve paylaşarak yarattığı sistemleri tanımlayan web 2.0, ilk kez 2004 yılında Tim O’Reilly tarafından tanımlanmıştır. Web 2.0, web hizmetini iyileştirmek amacıyla ziyaretçilerin siteye katılımını (participation) sağlamak, yine aynı amaçla diğer sitelerle ve ziyaretçilerle işbirliği (collobaration) yapmak fikrine dayanan bir akımdır. Basit bir dille web 2.0, Wikipedia, Youtube, Flickr, del.icio.us, Ekşi Sözlük, Facebook, Twitter gibi kullanıcıların diğer kullanıcılarla iletişim kurmak için ziyaret ettikleri sosyal medya siteleri veya internet programlarıdır.
Sosyal medya uygulamalarını kullanan kitleler çeşitli yollardan fayda üretebilmektedir:
1.Ürün ve hizmetler (Örneğin e-Bay)
2.İçerik (Örneğin Youtube)
3.Sosyal sermaye (Örneğin Facebook)
4.Depolama kapasitesi (Örneğin P2P teknolojileri)
5.Müşteri hizmetleri (Örneğin Digg)
6.Bilgi (Örneğin Wikipedia)
7.Ağ bağlantıları (Örneğin wi-fi ile paylaşma)
Sosyal medya uygulamalarıyla büyük bir ilgi yaratan, bireyselleşmenin yarattığı yalnızlık duygusunu “sanal sosyalleşme” aracılığıyla gideren web 2.0 teknolojilerinin devrim niteliğinde kabul edilmesinin nedeni gördüğü ilgi değil, yarattığı değişimdir. Web 1.0 teknolojileri kullanılarak tasarlanan, birer “bilgi barınağı” olarak işlev gören internet siteleri web 2.0 teknolojileriyle işleyen bir platform haline gelmiş, son kullanıcının katılımına açılarak internetin ekonomik potansiyelinin büyük oranda artmasını sağlamıştır. İnternet kullanıcıları tarafından “siyah beyaz TV’den renkli TV’ye geçmek” olarak nitelendirilen, kimilerine göre internet kullanıcılarının sadece okuyucu olduğu web 1.0’den kullanıcılara söz hakkının tanındığı döneme geçiş olarak kabul edilmektedir.
Son yirmi yılda bilgi iletişim teknolojilerinin (BİT) devlet ve kamu hizmetlerinde kullanımında olağanüstü bir ilerleme sağlanmış olmasına rağmen e-devlet hizmetlerinin kullanımında bazı krizler yaşanmıştır. Avrupa’da e-devlet gelişimini araştıran Millard’a göre, “Avrupa e-devletlerinin çoğu devlet 1.0 paradigmasına sıkışıp kalmış görünmektedir. Buna rağmen, kullanıcı ve diğer yasal paydaşların devletle ilişkilerini güçlendirmeye ve yönetime katılmaya davet eden, kullanıcıları güçlendiren ve sürecedahil eden devlet 2.0 uygulamalarına karşı açık ve yükselen bir talep bulunmaktadır. Bu değişimi hızlandıracak yeni kanallar arasında akıllı telefonlar gibi teknolojiler bulunmaktadır. Bir sonraki değişim adımı günlük teknolojilere dayanan “günlük e-devlet” olabilir. Bu süreç yurttaşların istekleri doğrultusunda şekillenecektir. Her ne kadar gizlilik ve güven için yeni formların geliştirilip kurumsallaştırılması gerekse de devlet 2.0 modeli hızla yaygınlaşmaktadır ve çok kısa sürede eksikleri tamamlanacaktır.”
Web 1.0’un “dot.com” ile sınırlı internet dünyasına yeni ufuklar açan web 2.0 uygulamaları yönetim anlayışını da etkilemiştir. Web 2.0 uygulamalarıyla birlikte interneti tam anlamıyla günlük hayatlarının parçası haline getiren, internette geçirdiği süre giderek uzayan ve görüşlerini özgürce paylaşacağı bir platforma kavuşan bilgisayar kullanıcıları, kamu yönetiminin de bu gelişmeye ayak uydurmasını beklemeye başlamıştır. Özel kurumlara ait web sitelerinde kullandıkları kısa yol tanımlama, kişiye özel sayfa oluşturma gibi kullanıcı dostu uygulamalarının kamu kurumları tarafından kullanılması, bunların da ötesinde kamu hizmetleri hakkında görüş açıklama, hizmetlere daha kısa sürede ulaşma ve yöneticilerle online olarak görüşme yapma talepleri devlet 2.0 uygulamalarının yönlendiricisi olmuştur.
Kaynak: http://www.bilgicagi.com/Blog/324-web_1_0dan_web_2_0_teknolojisine_gecis.aspx
