GALERİ

  • 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
  • 16
  • 17
  • 18
  • 19

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

News image

Ters Lale (Ağlayan Gelin)

Ters Lale

Kapitalist Avrupa Ülkelerinin Çaldığı Ağlayan Gelin

Karların erimesi ile birlikte vadilerden başlayarak, göğe başkaldıran Kardelenlerin zirvelere yolculuğunun sonunda, adeta nöbet devri gibi doğayı süsleme görevini diğer çiçeklere devreder. Ardından bu görevi Ters Lale, Süsin, Beybün, Bınefş, Asmin ve adını sayamadığım sayısız çiçek görevi devir alır. Mart ayının ikinci haftasından itibaren vadiler, dağlar, yaylalar Ters Lalenin güzelliği ile süslenir.

Dünyada bir benzeri daha bulunmayan ve anavatanı “Dağların Kenti” Hakkâri ilimizde yetişen Ters Lale, Dünyanın en nadide çiçeklerinden biridir. Bölgede Sarı, Açık Kırmızı ve Koyu Kırmızı olmak üzere üç ayrı rengi bulunmaktadır.

Göz kamaştırıcı rengi ile, kadife hassaslığındaki çiçeği ile, estetik görünümlü tersliği ile olağanüstü bir doğa harikasıdır. Ters Lalenin asıl önemi endemik olmasıdır. Yani dünyada sadece Hakkari de doğal olarak yetişmektedir. Ters Lale doğal ve farklı görüntüsü ile diğer lalelerden daha gösterişlidir. Göz kamaştırıcı renklerine yakından bakıldığında, Ters Lale’nin bir doğa harikası olduğu kolaylıkla anlaşılır.

Yoğunlukla Hakkâri merkezden Çukurca’ya doğru Zap Vadisinde, Zap vadisi kolları olan Kaval Vadisi ve Tiyar Vadisinde bulunmaktadır. Ayrıca Yüksekova’nın Cilo Dağı eteklerinde bulunan köylerin yakınlarında, Şemdinli’nin büyük bir bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.

Medeniyetlerin beşiği olan Hakkâri’miz de geçmişte yaşayan Asurların, her sabah çiçeklerinden gözyaşı damlası gibi berrak su damlattığı için Ağlayan Lale, Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği zaman gerildiği zaman, Meryem Ananın gözyaşlarından yere akan damlalarla yetiştiğine inananlar, adına “ Ağlayan Gelin” Halk arasında Gul Nuxîn olarak ta adlandırılmaktadır. Ters Lale aynı zamanda Hıristiyanlarca kutsal çiçek olarak ta kabul edilir.

Bir efsaneye göre Edirne ilimizde bulunan ve mimari açıdan bir şaheser olan Selimiye Camisinin yapılacağı mevki, bir bayana ait lale bahçesiymiş. Mimar Sinan eserini burada yapmak istediğini padişaha söyler. Ancak bayan bahçesini vermek istemez. Israrlar sonucu bayan, eğer eserde benden bir hatıra olursa bahçemi vereceğim der. Bunun üzerine Mimar Sinan da müezzinler mahfelinde ki mermer ayağa ters laleyi işler.

Hakkâri’nin değişik bölgelerinde yetişen Ters Lale motifleri, günümüzde de genç kızlarımızın çeyizlerine işlenmiş güzellikleri görmek mümkündür. Ünlü halk ozanı Aşık Veysel de türküsünde

“Lale der ki: Ey Allah’ım benim boynum neden eğri? 

Yardan ayrı düştüm gayrı, benden ala çiçek var mı?

Ters Lalenin güzelliği, narinliği çok sayıda hikâyeye, şarkıya, türküye konu olmuştur. Kırıkdağ vadisinin Çiçek Yaylasında olduğu gibi ekili tarla misali yetişen Ters Lalenin seyrine doyum olmaz. Ters Lalede değişik sayılarda çiçek açtığı gibi genellikle dört ile altı çiçek açar. Çok nadir de olsa bazı yerlerdeki lalelerde çiçek sayısı yirmiyi bulur. Boyu 60 ile 80’cm uzunluğundadır. 1400 ile 2800 rakımda belirli yerlerde yetişir.

Dünyanın başka bir yerinde doğal olarak yetişmeyen muhteşem doğa harikası Ters Lale Hakkâri’de yetişmesine rağmen, Anavatanı Hakkari olmasına rağmen, Hakkari dışında neredeyse tüm iller sahiplenmeye çalışıyor. Avrupa’nın birçok ülkesine ve ülkemizin birçok bölgesine kaçak yollarla götürülen Ters Lale, süs bitkisi, kozmetik alanında ve ilaç sanayinde kullanılmaktadır. Elazığ gibi bazı illerimizde Ters Lale yetişmemesine rağmen Ters Lale şenlikleri düzenlenmektedir.

Neden Ters Lale Hakkâri için bir marka, bir simge haline getirilmesin? 

Neden Hakkâri de değil de başka illerde Ters Lale şenlikleri düzenleniyor? 

Neden Hakkâri’nin girişinde bir Ters Lale heykeli gelen insanları karşılamasın? 

Neden Hakkâri’nin çeşitli güzelliklerine bizler değil, başkaları kendi adlarına sahipleniyorlar? 

Neden Hakkâri’nin muhteşem doğasını, Tarihi dokusunu, Olağanüstü Cilo Buzullarını turizme kazandırmak için bir şeyler yapılmıyor?

Böyle olağan üstü bir güzelliğe sahip olan bu endemik çiçeğe Belediyenin, Valiliğin, Hakkâri Üniversitesinin, Çevre Müdürlüğünün, Çevreci sivil toplum örgütlerinin sahip çıkması gerektiği kanısındayım. 

Lütfen sahip olduğumuz güzelliklerin farkında olalım ve sahip çıkalım.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

BİLİM

Süper beyinde hedef 2023

İnsan beyninin tüm fonksiyonlarını taklit edeb...

Nikola Tesla

Günümüzde teknolojik gelişmeler o kadar hi...

Nükleer Reaktörler

Nükleer rektörler; içersinde nükleer reaksi...

TEKNOLOJİ

Terabyte gidiyor, zettabyte geliyor

Bu satırları okuyan çoğu kişi Gigabyte...

Kendinden Projektörlü Laptoplar

Yeni çıkan dizüstü bilgisayarlar sayesi...

PC Devinden Skandal

Dell bilerek bozuk PC sattı iddiası ...

KİŞİSEL GELİŞİM

Jun 24 2011

Bilim insanları doğruladı: Yaşamayıp hiç bilmemektense pişman olsak da yaşamak daha iyi. İki Amerikan üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, kaçan fırsatların acısı uzun vadeli olurken, hata yapmaktan doğan pişmanlığın acısı daha kısa süreli oluyor. Ayrıca pişmanlıklar acılı olsa da, aslında, fırsatları değerlendirerek işte ya da aşkta ba...

YORUMLAR

SABRİ EMİN

When I discover who I am, I will be Free.

Website: www.sabriemin.com
E-Mail: sabriemin@gmail.com